|
TURANCILIK VE FARUK GÜVENTÜRK |
Laiklik ve İslâmiyet adında 14 sayfalık bir broşürün yazarı Turancılığın
şuursuzluk ve hainlik olduğunu ileri sürerek kendisinden aslâ umulmayan,
doldurduğu makama hiçbir suretle yakışmayan bir davranışta bulundu. Üstünde
fiyat yazılı olmadığı için piyasaya çıkarılmadığı, yalnız elden dağıtıldığı
anlaşılan broşür, Genelkurmay Harp Tarihi Başkanı Korgeneral Faruk Güventürk
tarafından yazılmıştır.
Eser aslında yobazlara karşı yazılmış, yobazlığın Müslümanlıkla ilgisi olmadığı
belirtilmiş ve Kemalizmin feyizleri, yobazlığın kötülükleri sıralanırken
memleketi batırıcı hain düşünceler arasında komünizmle birlikte Turancılığın da
adı sayılmıştır.
Benim için işin en berbat yanı, en güç yönü bu ipe sapa gelmez düşünceyi ortaya
atan Faruk Güventürkün ahbabım ve dostum olmasıdır.
Koredeki Türk Tugayının Topçu Komutanı bir binbaşı olarak döndüğü sıralarda
tanıştık. Kartal Maltepesi yakınındaki Atış Okuluna tayin olunduğu için sık sık
Maltepedeki evimize gelmesi dostluğumuzu berkitti. Benimle konuşurken daima
ülkü birliğinden bahsettiği için kendisini de Turancı olarak gördüm ve bunca
konuşmamızda Turancılık aleyhinde en küçük imasına dahi rastlamadım.
Harp Akademisine nasıl girdiğini, Dokuz Subay Olayında nasıl tutuklandığını
biliyorum. Duruşmalarına beni de çağırdı; bir oturumda bulundum.
27 Mayıs 1960 hareketinden sonra Albay rütbesiyle İstanbul Merkez Komutanı
olduğu zaman başka bir dostumun işi için kendisini ziyaretimde beni yine çok
dostça karşıladı. Ondan sonra görüşme imkânı kayboldu ve kendisi tümen, menzil,
kolordu komutanı olarak ayrı yerlerde görevdeyken, Mevlânâ dahil, türlü
konularda konferanslar vermek, eserler yayınlamak gibi faaliyetlerde bulundu.
Denilebilir ki komutanlığı bir yana bırakmış, mürşitlik yapmaya başlamıştı.
Faruk Güventürk kitap yazmak arzusuyla yanan bir insandır. Bunu Korede Kutup
Yıldızı adlı eserin önsözünde kendisi söyler. Kitap yazmak için yanmak bir
meziyettir. Ancak, yazmış olmak için yazmamak, ne yazdığını bilmek de şarttır.
Şimdi yobazlara ve komünistlere hücum ederken Turancıları da araya karıştırmak,
bu ülkünün hainlik olduğunu söylemenin yeri, sırası mıydı? Turancılık şüphesiz
Moskoflara ve Çinlilere göre bir hainliktir. Çünkü onların imparatorluklarını
yıkacak bir kasırgadır.
Gölgesinden korkanlar, vurgunculuklarını düşünenler için de şuursuzluk
sayılabilir. Çünkü rahatları ve gayrımeşru kazançları elden gidecektir. Fakat
Turancılık 50 yıldan beri Turancı olan Türk ordusunun bir korgenerali için
şuursuzluk ve hainlik olamaz.
Bugünkü başkomutan Cemal Tural Turancı değil mi? Türk ordusuna yayınladığı
mesajda Ey Metenin Ordusu hitabının mânâsı nedir? Faruk Güventürkün
herkesten çok sevdiği, birçok köye büstünü diktiği Atatürk Turancı değil miydi?
Japon elçisine Bir gün Çin seddinde buluşacağız dememiş miydi? Onun başkanlığı
zamanında liselerde okutulan tarih kitapları Turancılık görüşünden başka hangi
düşünceyle yazılmış olabilir?
Azizim Faruk Güventürk!
Turancılık hainlik idiyse neden benimle yıllarca dostluk ve arkadaşlık edip ülkü
birliğinden bahsettin? Neden Turancılığın aleyhinde en ufak imâda veya tenkitte
bulunmadın? Benim Turancılıktan başka ülküm olmadığına göre ülküdaşım olan
herkesin de Turancı olması gerekmez miydi?
Sen Turancılığı kötüleyen generallerin üçüncüsüsün: Birincisi orgeneral İsmet
İnönü idi, Cumhurbaşkanlığından düştü. İkincisi orgeneral Sabit Noyandı, inme
inip öldü. Üçüncüsü sensin
O broşürde adın geçmiyor, neden alınıyorsun diye soramazsın. Birisi hiçbir
isim açıklamadan generaller aleyhine veryansın eden bir yazı yazsa, Fransız
Başbakanı Klemansonun Savaş o kadar ciddi bir iş ki generallere bırakılamaz
sözünden başlayıp Türk Başbakanı Âli Paşanın generaller aleyhindeki sözüne
kadar bütün hicivleri sıralasa, acaba adım geçmiyor, bana değildir diye huzur
içinde kalabilir misin? Kalamazsın. Ben de kalamıyorum.
Bu teessürle eski bir dost olarak sana bazı tavsiyelerde bulunayım: Bilir bilmez
her konuya karışmaktan, her marifet dalında kalem oynatmaktan vazgeç. Sen ne
Mevlanâyı bilirsin, ne de Kuranı. Nitekim Lâiklik ve İslâmiyet broşüründe
bahsettiğin Caciye suresi diye bir sure Kuranda yoktur. Câsiye suresi vardır.
Mürettip yanlışı diye işin içinden sıyrılamazsın. İslâmiyeti bu kadar iyi
biliyorsan Kuranı yanlış yazmanın günah olduğunu da bilmen lazım. Hele
Kuranın lâikliği kabul ettiğini iddia etmen bu konuda hiçbir şey bilmediğini
orataya koyuyor. Kuran hem ahrete, hem de dünyaya karışıp dinle devleti bir
tutar. Geçelim
İradeni kullanarak çabuk fikir değiştirmek huyunu bırak. Benimle Turancı olarak
dostluk kurup sonra onu hainlik saymak, Korede Kutup Yıldızı adlı romanın
dışında Demokrat Parti büyüklerini göklere çıkarıp sonra aleylerine dönmek sana
yakışmaz.
Bir şeyler yapmak, Türkiyeye cidden hizmet etmek istiyorsan, şimdiki mevkiinden
faydalanarak şu sıraladığım maddeleri tatbik et, yeter de artar bile. Adın da
saygı ile anılır:
Türk ordusuna ve tarihine ün ve şan kazandıran iki büyük Türk mareşalin güzel
heykellerini yaptırarak memleketine diktir. Atatürkün pek çok büstünü
yaptırdığın için bu işin tekniğini iyice kavramışsındır. Yağcıoğlu Gazi Osman
Paşanın Bursaya birer heykelini diktirirsen rahmetle anılırsın.
İstiklâl ve Birinci Cihan Savaşlarının askerî tarihlerini, Üniversite
profesörlerinin de yardımıyla, bilgili bir ekibe hazırlatarak büyük külliyat
halinde bastır.
Süleymaniyedeki Askerî Basımevi ile Kasımpaşadaki Deniz Basımevinin
makineleri ve harfleriyle hayli eskimiş olduğundan bu basımevlerinde basılan
eserler basım tekniği bakımından zevksiz ve çirkin olmaktadır. Bu iki mühim ve
emektar müesseseyi matbaacılık ilminin en yeni buluşlarıyla donat. Matbaacılık
Batıda artık üniversitelerin birer kolu halinde öğretilmektedir. Almanyaya
birkaç düzine seçme genç gönderterek bunlar eliyle bu yeni bilimin son
gelişmelerini yurdumuza aktar.
Bir de şunu ekleyelim: Turancılık aleyhindeki çirkin isnadını geri alarak kendi
kendini inkâr etmiş duruma düşmekten kurtulduk. Bunu yapmazsan seni artık bir
dost olarak kabul etmekte mazurum. O zaman belki daha başka söyleyeceklerim de
bulunacaktır.
31 Mayıs 1968, Ötüken (Haziran 1968, 6. sayı)